SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
New York’a gitmeden önce yapılması gerekenler
19.Haziran.2009

iluvnyNY’ta senelerdir yaşayan milyon tane Türk vardır, biliyorum. Kalkıp da size NY’la ilgili ahkam kesmek istemiyorum. Ancak, ben NY’a gitmeden önce, ayrıntılı tavsiyeler alabileceğim güzel bir blog yazısı aramıştım; pek de gözüme çarpmamıştı. Bunun üzerine, ben yapayım diye bu işe kalkıştım. NY’ta yaşayanlar, NY’u iyi bilenler; haydi siz de katkıda bulunun, elimizde çok güzel bir kaynak olsun. Anlatacaklarım, sade bir turist ve hatta sade bir vatandaş gözünden 1 haftalık bir New York seyahati…

Geçenlerde, Metropolitan Museum of Modern Art yazısı ile bir giriş yapmıştık aslında. Parça parça, deneyimlerimi vermek istiyorum:

1. Harita ve rehber: Eğer oturup da ince ince okuyup, ne nerede öğrenip, plan yapmayacaksanız bir rehber (guide) almayabilirsiniz. Çok harika NYC haritaları yapmışlar. Kitapçılarda, dergi satan yerlerde var. (Mesela ben Rockefeller Plaza’nın içindeki Starbucks’ın karşısındaki gazetecide gördüm, aklım fena halde kaldı.) Downtown ayrı, Uptown ayrı, Brooklyn ayrı. Son derece güzel haritalar. 6.75 $ gibi fiyatlari vardi. Her bir bina nedir, yolların isimleri, restoranların harita üzerinde isimler, her şey vardı. Bence çok faydalı. Veya hem bir guide alıp, hem de ilk günden o haritalardan edinebilirsiniz. Ben 4. gün keşfettiğim için, artık almayayım, gerek yok dedim. (Metrolardan, bedava metro haritası da alabilirsiniz; ama aynı tadı vermez söyleyeyim:))

2. Rahat bir ayakkabı. Çok klişedir bu madde, ama rahatsız bir ayakkabı beni resmen inletti. Hem de ilk günden. Yürümeye niyetliyseniz, mutlaka spor bir ayakkabı alın.

3. Kıyafet çeşitlemesi: Yaz ayı da olsa bir hırka; kış ayı da olsa yazlık 1-2 parça şey. Havanın sağı solu hiç belli olmuyor. Üstelik yazın klimalar öyle çok çalışıyor ki bazı yerlerde, dişleriniz takırdayabiliyor.

İmza G.

Kırmızı Baykuş’taki diğer New York gezi notları:

New York’a gitmeden önce yapılması gerekenler
Metropolitan Museum of Modern Art (MoMA)
New York Gezi Notları – 1. gün
New York Gezi Notları – 2. gün
New York Gezi Notları – Long Island
New York Gezi Notları – 5. gün
New York Gezi Notları – 6. gün
New York Gezi Notları – 7. gün
New York Gezi Notları – 8. gün
New York’ta alışveriş

Kelly Rutherford
18.Haziran.2009

kelly-rutherford-postersKelly Rutherford’u uzun yıllar önce, ben çok gençken bir dizide izlemiştim ilk. Adını bile zor hatırladım. Galiba Generations idi. Dizide ki adını unutmamışım:  Sam. Hatta bir Türk çorap firmasında modelllik yapmıştı. Sonra bir ara Melrose Place‘de hatırlıyorum. Şimdi de ara ara bakıp, vay canına, çok yaşlanmışız dediğim Gossip Girl‘de rastladım. Celebrity’lerin yaşlı gösterme potansiyellerinin düşük olduğu gözönüne alınınca, küçük bir şoka girdim.

kelly-rutherford

Generations dizisi herhalde 1990’ların başındaydı ve Rutherford 20’li yaşlarında duruyordu, herhalde de öyleydi. Gerçi 20 yıl olmuş ama bence şimdi çok,  çok daha yaşlı duruyor.  İnsan bu arada kendi hayatından da yıllar  geçtiğini fark ediyor, biraz içi buruluyor.

İmza D.

Yılın en homofobiği ve transfobiği kim?
17.Haziran.2009

domatesLambdaİstanbul‘un 5. kez dağıttığı  Hormonlu Domates Anti Homofobi Ödüllerinin  bu yıl  yapılacak olan beşincisi için  oylama Lambda’nın web sitesinde başladı. 8 dalda 42 aday yarışıyor.

Öduller 21 -27 Haziran LGBTT Haftasının açılış gecesinde sahiplerini bulacak. Tören XLarge adlı klüpte  açıklanacak,  ödülleri Esmeray ve Sanem Öge verecek.  

Lezbiyen, gey, travesti ve transseksüellere  yönelik ayrımcı açıklama ve uygulamalarda bulunanlara verilen  ödüller  için yarışanlar arasında eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, oyuncu Fikret Kuşkan, Radikal yazarı Nur Çintay, Zaman yazarı Ali Bulaç ve isim babası Erman Toroğlu var.  

Geçmişte ödül alanlara ve  neler dediklerine buradan bakabilirsiniz. Ödüle ilham kaynağı olan Erman Toroğlu, zamanında hormonlu gıdalarla ilgili konusurken halkı uyarmış  ve “hormonlu  domates yemeyin homoseksüel olursunuz” demişti. O gün bügündür millet  ödülleri topluyor.

İmza D.

Kerim Bora’dan “Devinim”
16.Haziran.2009

turkiyenin-binbir-yuzuFotoğraf sanatçısı Kerim Bora’nın ismini Devinim isimli projesi ile duydum. Türkiye’nin dört bir yanından insan fotoğraflarından ve sohbetlerden oluşan proje, 1 Haziran’dan beri internetten www.devinim.tv‘den izlenebiliyor.

Kerim Bora daha önce Küba’dan Afrika’ya insanoğlunu fotoğraflamış. 5 sene kadar önce, Türkiye’nin dört bir tarafından insan fotoğrafları çekmeye başlamış. 20 ilden yüzlerce insanla muhtelif konularda konuşmuş. “Türkiye’li olmak ne demek?”, buna cevap aramışlar. Yakın siyasi tarih, genç olmak, kimlik ve ötekileştirme, alevi olmak, eğitim sorunu vs.

Web sitesi biraz yavaş çalışıyor, belki şansıma bugün boyle ama pes etmeyin, çok güzel sohbetler var. Kerim Bora’nın diğer çalışmalarına ait galeriyi gezmek de çok zevkli. Benim sevdiğim türde fotoğraflar.

narongo-nakanwaki

Fotoritm‘de güzel bir söyleşisi var.

İmza D.

Az önce…
15.Haziran.2009

tiyatroAnkara’da Meclis Parkı’nın arkasındaki sokakların birinde, bodrum katında bir tiyatro var. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi mezunu Serhat Erekinci binbir güçlükle üç yıldır bu tiyatronun çarkını döndürmeye çalışıyor. Önce Yeraltı Tiyatro Topluluğu ile paylaştığı bu mekanda, şimdi müzisyen Ali Erel ile Domus Sanat Çiftliği (DSÇ) adı altında faaliyet yürütüyorlar. Domus Latince ev demek.

Bu mekan bildiğimiz yıkık dökük bodrumlardan. Erekinci ve Erel, konseptini birlikte hazırladıları “Az önce” isimli projelerini, “perfomans ve ses enstalasyonları” olarak adlandırıyorlar. Herhangi bir metin yok. Ben bir arkadaşımdan duydum. Değişik geldi, bir ara izleyeceğim.

Onlarla ilgili Radikal’de uzun bir yazı var. Bir yazı da birgün‘de.

Güvenlik Caddesi 17/A A.Ayrancı Ankara 0 533 811  12 55, 0 535 400 35 52

İmza D.