SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Elmalar üşümesin…
8.Nisan.2009

elma-ceketi

Bugün Internet’te gezinirken karşıma bu elma ceketi çıktı. Tamam, çok kullanışlı olmayabilir. Neticede elmalar üşümüyorlar, ama süper sevimli bence. Biraz yeteneğim olsa hemen yapardım kendime. Ama yok. Benden yıllardır haber bekleyen sökük düğmeler var evde…

Satıcının profiline buradan ulaşabilirsiniz. Fiyatı da 8 dolar civarı.

Elmalar üşümesin.

İmza D.

Gazeteci Hızır Tüzel yaşamını kaybetti
8.Nisan.2009

hizir-tuzelMutlaka bilirsiniz; Tüzel çok babacan okuması çok eğlenceli bir gazeteciydi. Kendisini çok sık takip edemesem de rast geldim mi mutlaka okurdum. O kadar çok insan, ondan o kadar sevgi ve hayranlıkla bahsetmiş ki…

Vefatı dolayısıyla öğrendim ki, söyleşileri bir kitapta toplanmış: “Dalga Gibi Geçiyorum“. Kitap Bileşim Yayınları‘ndan çıkmış ve önsöz yazısı onun kendi ağzından:

“Bu yaşamdan dalga gibi geçiyor olmamın baş sorumluları annem ve babamdır. Beni imal ettikleri için değil, daha altı aylıkken uzun bir gemi yolculuğuna çıkardıkları içindir bu.
Karaköy rıhtımından başlayan ve önce Baltık kıyılarına, daha sonra Amerika’ya uzanan bu yolculuktan bana kalanlar, beynimin karanlık kıvrımlarında hâlâ dolaşır durur. Sanki, sert bir fırtınada batıp gideceğim, mavi karanlıklarda yok olacağım hissiyle yaşarım hep.
Belki de bu yüzden, hayatın rüzgârına sırtımı verip, kendimi hep bir dalga gibi bırakır giderim.
Bazen kıyılara doğru gider, kayalara kafa atarım. Mendireklere çarpıp kırılırım.
Çok isterim bazen; diplerde gezinirim.
Yağmur olur ağlarım, tuz olur gözleri yakarım.
Bazen de, bir lodos katar beni önüne, darmadağın olurum.
Sonra ‘Marmara Üniversitesi Psikiyatri Bölümü’ne sürüklenir, o sakin limanda biraz durulurum.
İnsan dalga gibi geçip giderken, rüzgârın gidişine doğru ummadığı, tasarlamadığı belki de hiç aklına getirmediği yerlerde buluyor kendini.
1983 yılında Nokta dergisinde işe başladığım zaman, yirmi yıl bu sularda çalkalanıp duracağımı hiç tahmin etmiyordum, kısaca geçip gidecektim. Fakat gazeteci milleti, dalga gibi geçtiğimi fark etmekte gecikmedi. Başta Yalçın Pekşen, Duygu Asena, Ercan Arıklı, Arda Uskan, Muhittin Sirer, sonra Mehmet Yılmaz, İsmet Berkan, Yeşim Denizel, Dürin Ababay ve Tansel Tüzel, geçip gitmeme izin vermediler. Bugün bu satırları okumak zorunda kaldıysanız sebebi onlardır, benim bir suçum yok.”

Kendisini sağlığında istediğim sıklıkla takip edemediğim için kitabı mutlaka edineceğim diye aklıma not düştüm.

İmza D.

Fransa’da bir garip grup: L’appel et la pioche (Çağrı ve Balta)
7.Nisan.2009

 

Bu grup kendisine L’Appel et la Pioche (Çağrı ve Balta) ismini takmışlar. Tüketimi ve temelde ekonomik krizi protesto etmek bahanesiyle 2008 yazından itibaren süpermarketlerde piknik yapmaya başlamışlar.

Marketlerde satılanlara para bayılmak istemediklerinden ve zaten paraları da olmadığı iddiasında olduklarından süpermarketlere girip raflardan aldıkları ürünleri, yanlarında getirdikleri masaya koyarak yemeye başlıyorlar. Tabii zamana karşı yarışıyorlar; güvenlik müdahale edene kadar vakitleri var. O arada muhtemelen açlıklarını bastıracak kadar vakitleri oluyor.  Okuduğum kadarıyla protestocular henüz bu yüzden ceza da almamış.

L’Appel et la Pioche genelde eğitimli gençlerden oluşuyor ve iddia ettiklerine göre tüm çabalara rağmen iş bulamıyorlar ve dolayısıyla bu protestoyu yapmaya mecburlar.

Yer yer market çalışanlarından da destek gören bu grupla ilgili görüntüleri burada bulabilirsiniz.

İmza D.