SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Old Dogs
26.Nisan.2010

Bel ağrısı ve diğer ağrılar bir nebze hafifleyince, baktım iki üç saat dik yürüyecek performanstayım, koştuk sinemaya gittik. Hem eşimi, hem beni tatmin edecek çeşitte fazla film yoktu, Old Dogs‘a niyetlendik. Sonra sinemanın önüne gidince, baktık Disney falan diyor biraz  kıllandık; yoksa çocuk filmi mi bu? gibisinden. Gişedeki çocuk; yok komedi, ama isterseniz Jennifer Aniston’un filmine -The Bounty Hunter- girin dedi. Daha bir kıllandık. Ondan da kötü olabilir mi? endişeleri belirdi. Zira benim için Jennifer Aniston filmlerinin seyredilebilir olup olmaması, tamamen diğer oyuncuların kim olduğuna bağlı. Burada da Gerard Butler oynuyordu, o da pek çekici gelmedi. Üstüne üstlük eşimin yıllar öncesinden bir haftasonu, Robin Williams ile mahalle maçı gibi bir şeyde karşılıklı futbol oynamışlığı var -çok mütevazı ve sevimli herifmiş, vs-, hala hürmetle anılır evimizde. Bu çerçevede, Old Dogs’a girelim dedik.

Filmde Williams ve Travolta ortak. Travolta çapkın bekar, Williams çapkın falan değil, boşanmış, bir gece evli kaldığı ikinci karısından yıllar sonra bir çift çocuk sahibi olduğunu öğreniyor. İkizlerin bir süre bunda kalması gerekiyor. Travolta da mecburen işin içine giriyor. Williams baba olmayı öğreniyor, vs.

Hiç sıkılmadık, uzun süre de kıkırdadık. Salonda sadece dört kişi olmanın rahatlığı ile yüksek sesli kahkalar attığımı ve ara ara gözümden yaş geldiğini hatırlıyorum. Ama bu genel sinir bozukluğumdan olabilir:) Zira filmin sicili hiç parlak değil: Mesela 30. Golden Rasberry Ödülleri töreninde, Old Dogs “En Kötü Film” dalında aday gösterilmiş, ama kazanamamış. Travolta da “En Kötü Oyuncu” dalında ödüle aday gösterilmiş, ama alamamış sanırım. Eleştirmenlerden de son derece olumsuz yorumlar almış, gerçi gişe de biraz para kazandırmış; ama genel intibası pek fena. Wikipedia’daki olumsuz yorumlara bir göz atarsanız durumun ciddiyeti gözler önüne seriliyor. Ama bence cidden o kadar kötü değil.

İmza D.

Kaz Cooke diye bir hatun
24.Nisan.2010

Geçen hamileliğimde Avustralya’lı Kaz Cooke‘u keşfetmiştim. Yahu dedim  buraya yolu düşenlere de bir faydam olsun bir iki  satır yazayım.

A Bun in the Oven: The Real Guide to Pregnancy ilk okuduğum kitabı idi. Genelde hamilelikle ilgili kitapların  aşırı  ciddi bir tarafı var ama bu eğlenceli. Bebek bekleyen tanıdıklarıma  tavsiye ettim. Okuyanlar çok beğendiler. Doğal olarak piyasada bundan daha  detaylı ve teknik kitaplar var ama bu resmen eğlendiriyor, devamlı  okumak zorunda değilsiniz, istediğiniz haftaya ilişkin  bölümü okuyup çıkabiliyorsunuz. 

A Bun in the Oven sonrası, Cooke’un  doğum sonrası bebelerin bakımı ilgili Kid Wrangling: Real Guide to Caring  For babies, Toddlers, and Little Kids  adlı kitabını edindim. Ondan da memnun kaldım. Şiddetle tavsiye ederim. (Ama bebek bakımı ile ilgili en şiddetle tavsiye edeceğim kitap şu; The Baby Book: Everything You Need to Know About Your Baby from Birth to Age Two  Yazarı: William Sears ve Martha Sears. Bunlar, sıkı takipçisi olduğum,  sağda solda reklamını yaptığım, Attachment Parenting  akımını ortaya atan tipler olan Sears ailesinden birileri. Dr. Sears  ünvanından da anlaşılacağı gibi bir doktor,  bir sürü çocuğu var. Bunların çoğu da sağlık personeli. )   

Bu arada Kaz Cooke  ile ilgili internet gezerken benim Cooke hakkında bildiklerimin buzdağının  görünen tarafı olduğu ortaya çıktı.  O kadar çok konuda, o kadar kitabı varmış ki. Karikatür çizeriymiş, bir kısa film, köşe yazıları falan var. Bir çocuk kitabını  da edinmiştim, bir gün bizim ufaklıklara  da sevdireceğim.

Önümüz yaz, izinliyiz, evdeyiz, okunacak bir sürü şey çıktı.Yaşadık 🙂

İmza D.

Post partum – ilk post
23.Nisan.2010

G. yazmış  sağolsun; bizim minik eleman 17 Nisan itibarıyla teşrif etti.

Pazar sabahı tatile çıkma hazırlıkları yaparken, Cumartesi 11:00’deki doktor randevumda, öğleden sonra acilen doğuma girmemiz gerektiği haberini aldık. Haliyle hadi be falan olduk. Ama şoka girecek zaman yoktu. Zar zor eve gelip bavul toplama için bir saat izin  kopardım. Evde de sıkı bir ekip çalışmasıyla, benim ve bebeğin eşyaları hazırdı. Ekstra panik kişiliği doğrultusunda, tarafımızdan rahatlatılması gereken doktorumun aksine, son derece sakindim. Sadece ameliyathanede kollarımın titremesini kontrol etmekte zorlandım, ama o muhtemelen ortamın soğukluğundan idi. Neyse doğumda bir sıkıntı olmadı. Ama bebek beklenenden erken geldiği için haliyle biraz minik. Ama toparlıyor:)

Fotoğraf  bizim ufaklığınki değil elbet

Bu sefer tüm bu doğum olayı beni epey sarstı. Geçen seferki zıpkın gibi halimden eser yok. Herkesten dört senedir hiç spor yapmadığım konusunda yorumlar dinledim. Eeee yaş da ilerledi diyenler de sıkça oldu, canları sağolsun. Hırs yaptım, dün ayağa kalktım, akşam şiddetli bel ağrıları ile tekrar yatağa düştüm. Belki cidden acele etmemek daha akıllıca olacak.

Lilypie Premature Baby tickers
İmza D.

Parmak Çocuk
19.Nisan.2010

D., bu Cumartesi günü acil bir doğum gerçekleştirerek, hepimizin yüreğini hoplattı. Haberi alır almaz, apar topar yola çıktık. Ailemize gerçek anlamıyla minicik bir kız katıldı. 1250 gram. Şu an bebek de, D. de iyi durumdalar. Tabii bebeğin oldukça yoğun bir bakıma ihtiyacı olacak. D. tahminimce bir süre aramızda olmayacak. Dua edelim, bebiş en kısa sürede toparlansın ve en sevdiğimiz yazarımız da bir an önce sahalara geri dönsün:) O arada benle idare etmek zorunda kalacaksınız.

Bu arada ileriye dönük yapılan bazı planların, gayet gereksiz olabileceğini gördüm. Doğum çikolatalası diye, ucuna uzun saplar takacağım pembe minik makaronlar yapmayı düşünüyordum. Sapına kurdele mi taksam, bebek mi yapıştırsam diye düşünürken; bakkaldan aldığım bir çikolata bile götüremedim o telaşla. Olsun, macera daha yeni başladı:) O makaronları bir vesileyle mutlaka yapacağım.

İmza G.

Usanmadan denemek
16.Nisan.2010

Bu sene ilk defa blog ödülleri yarışmasına katılacağız. Kişisel bloglar kategorisinde.

Geçenlerde Kırmızı Baykuş’un yaşgünü vesilesiyle  hediye vereceğiz dedik sadece 8 kişi çekilişe katıldı. Buna da 2 ile 5 arası kişi arası oy verirse başarı  sayacağız zira oy vermenin de zahmeti de var biraz. Kayıt oluyorsun vs.  Neyse canınız sağolsun. Katılan olursa allah razı olsun.

Bu arada  kardeş blok Hafif Tarif de yemek blogları kategorisinde katılıyor onu  da hatırlatmak isteriz.

İmza D.