SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Sevimli bir mola verin :)
13.Mayıs.2010

Bütün gün bıkmadan usanmadan defalarca bu oyuncu kediciği izledik ofisteki kedici arkadaşlarla  🙂 Çok şirin değil mi?

B.

Sarah Jessica Parker
11.Mayıs.2010

Böyle bir site var: http://sarahjessicaparkerlookslikeahorse.com/

Üzülerek birkaç fotoğraf koyuyorum, gerisini siteden bakarısnız. Yeni bir site değil, 5 senelik falanmış. Ama arada, çok ziyaret edildiğinden çökmüş, sonra kaldırmışlar. Ben SJP’ı ne severim, ne sevmem… Ama resimler bayağı acımasız, birazcık üzüldüm onun adına:)

İmza G.

Muhtemelen son defa Coelho
10.Mayıs.2010

Brida’yı kitapçıda gördüğümde, yahu adam ne zaman yazdı bunu diye şaşırdım. Zira Kazanan Yalnızdır daha yeni ortalıkta görünmeye başlamıştı. Ama kitap çok yeni değilmiş, sadece Türkçe çevirisi 2010 başlarında tamamlanmış.

Kitap, ruh eşini arayan, İrlandalı bir kızın öyküsü. Bol bol sihir öğretisi var, okurken bu konulara tamamen ilgimi kaybettiğimi fark ettim. Biraz içim sıkıldı. Çocukken döne döne okumuştum, Asterix’in bir sayısında bir kahin tiplemesi vardı.  Coelho’nun kitabında insanlardan uzak yaşayan ve bizim Brida’ya hocalık eden bir büyücü var. Nedense onu kahin tiplemesiyle hayal ettim kafamda ve bana Asterix’in hikayesinin detaylarını hatırlattı. Çocukluğuma döndüm, içim ısındı.

Brida’yı methetmeye gönlüm yok görüldüğü üzere, lafı evirip çeviriyorum. Ama çamur atmak da istemiyorum, çünkü anlaşılan ben bu türleri artık fazla okumamalıyım. Biraz bakındım, çok beğenen olmuş (mesela Pakize Barışta), ilgilenenlere iyi okumalar …

Coelho’nun ağzından Brida…

“Brida’da cadılar âlemine dalan ve farklı büyü töreleriyle deneyimler yaşayan genç bir kadının öyküsünü anlattım. Yüce Anne, pagan dinleri ve Aşk kavramları gibi sevdiğim temaları işledim. 18 yılı aşkın bir süre önce bu kitabı yazıp Brezilya’da yayımlattığım sırada, Tanrı’nın dişil yüzü gibi temalar çoğu kişinin hâlâ çok yabancı olduğu ve yadırgadığı düşüncelerdi. Ancak, zaman geçtikçe algılamalarda bir değişim olduğunu, insanların dünyanın sezgi yoluyla algılanabileceği fikrine daha açık olduklarını ve toplumun yerleşik kurallarına eskisi kadar kanmadıklarını gördüm. Kitapta da yazdığım gibi, ‘insanın yaşayabileceği en soylu deneyim, gizemi kabullenmektir.’ Dünyanın gizemi giderek daha yaygın olarak kabullendiğini düşünüyorum ve o nedenle sevgili okurlar bu genç kadının öyküsünü sizlere şimdi sunuyorum.”

İmza D.

Ağrı günlüğü
8.Mayıs.2010

Tam sezeryan sonrası toparladım, bak kendi başıma hareket edebiliyorum, kim tutar beni havasına girmişken geçen Çarşamba biri beynimi deliyormuş, gözlerimin üzerine kurşun ağırlıklar koymuş da gözümü açmamı istemiyormuş gibi bir ağrı musallat oldu bana.

Başağrılarımın günübirlik olmasına ve uyuyunca geçmesine alışkın olduğum için, ertesi gün artan şiddetine hayırdır dedim. Ağrıya Cuma günü bir de bel ağrısı eklendi, tam oldular. Göz doktorunun yolunu tuttum, çünkü eskilerden devam eden ve çok okuduğumda tavan yapan bir başağrım vardı. Onunla alakası yokmuş. Göz doktoru beni, biraz da panik ederek, derhal nörolojiye gönderdi. Neyse ki o doktor insan evladı çıktı, muayenede bir bulguya rastlamayınca bekleyelim görelim, MR’a falan gerek yok dedi. Bu arada ağrı kesici yükleyelim diye önerdi. Bebeğe süt olayını da unutmayarak yükleyebildiğimizi yükledik, ağrı hafifledi. Ama yükselen bir şiddetle Cumartesi ve Pazar da bizimle birlikte idi. Cumartesi, damar tıkanıklığı geçmişimi bilen doktorum tırsıp beni acele tomogrofiye yolladı. 1 Mayıs’tı, resmi tatildi; dolayısıyla normalde MR’a girebilecekken, tatil diye giremeyip, bir de tomografiden radyasyon yemek zorunda kaldım.

O gün ve ertesi gün, ağrı eşiğim yüksektir diye yıllardır ortada dolaşan ben, ortalığı ciddi anlamda velveleye verdim. Cumartesi gecesi bizde kalan ve tahmin ettiğim kadarıyla bir kadının avaz avaz zırlamasına pek aşina olmayan arkadaşımızda kalıcı travma etkisi yarattığımı düşünüyorum. Pazar sabahı eşim dayanamayıp  annemleri yardıma çağırdı. Birlikte ağrılar karşısında çaresiz seyici rolüne büründüler. Pazartesi günü itibarıyla  ağrının sebebinin böbrek iltihabı olduğu ortaya çıktı. Doğum sonrası böbrek rahatsızlıkları bolca rastlanan birşey imiş, başağrısı da yaparmış, tansiyon yüksekliği de. Sıcak da iyi gelirmiş. Tüm semptomlar yerine oturdu. Tanrıya şükür taş düşürmüyorum diye teselli buldum.

Resim buradan.

Haftabaşından beri antibiyotiğin etkisiyle de ağrı hafifledi. Kendimi de iyi hissediyorum. Artık ağrı da istemiyorum. Herşeyin müsebbibi olan bebek de artık eve gelsin istiyorum. Çok özlüyorum kendisini.
Lilypie Premature Baby tickers

İmza D.

Louis Vuitton modelleri, ama makyajsız halde
27.Nisan.2010

Resmi büyütüp bir yakından bakın. Çok ilginç tipler var! Hemen birkaç makyaj dersi almak istiyorum, profesyonel makyaj!

İmza G.