SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Dilbert
25.Ağustos.2009

dilbert1Dilbert.com’dan..:)

Kucak seven bebekler
24.Ağustos.2009

Ben bebek beklerken, Attachment Parenting, yani çocuğa dilediği kadar ilgi göstermek, öpüş koklaş büyütmek, yanınızda yatırmak, yeter yahu büyüdük diyene kadar emzirmek, mama değil de anne sütü+doğal besinlerle beslemek  vs işine çok takmıştım. Hala da zaten savunucularıyım, herkesin kafasını ütülerim gerekirse, borç bilirim..

Attachment Parenting dalgası, kanguru tipi aletlerin kullanımını şiddetle tavsiye eder. Çocuk anne babaya yapışık yaşasın, sıcacık dursun, kalp atışını duysun, salına salına uyusun, bir yandan da gezsin, yahu bunlar beni cidden seviyor duygusunu yoğun olarak hissetsin diye. Bu nedenle olsa gerek Kültür Mantarı‘nın baba olduğu haberlerini okurken (tekrar tebrikler) koyduğu post hoşuma gitti. Zira ben de zamanında bunlardan bir tane  edinmek için epey bir çaba sarf etmiştim (bkz Babaslings). Ama Türkiye’ye yollamıyorlardı. Kadıncağız (o zamanlar minik bir girişim imajı veriyorlardı, şimdi büyümüşler) Strasbourg’da oturan bir arkadaşa yollamıştı, o bana yolladı vs.

sling

Foto buradan.

Baktım olay yaygınlaşmış, hoşuma gitti. Kültür Mantarı’nda verilen linkte eğlenceli videolar var. Gerçi, bizim kız acayip kucakçı bir tip olmasına rağmen, bu olayı sevmemişti, edinmeden önce denemekte fayda var.

İmza D.

Oyuncak aleminde gezerken
24.Ağustos.2009

Bizim ufaklık için oyuncak mağazalarında gezerken %95 kendim için gezdiğimi, beni yakından tanıyanlar bilirler. Aşırı titiz bir ana babanın çocuğu olarak, küçüklüğümde oyuncakları tüketmeme/ parçalayana kadar oynamama pek izin verilmezdi. Buna bağlıyorum olayı. Hala bir sürü esaslı oyuncağım ilk günkü haliyle durur (bir robot, bir de siyah bebeğim var mesela en sevdiğim). Annem şu aralar, al götür bunları evden, dolaplarda yer yok havasında. Biraz daha büyüsün, bizim kızın eline vereceğim hepsini ve arkama yaslanıp seyredeceğim. Parçalayana kadar oynasın, ya da illa da parçalamasın tabii ama tepe tepe kullanabileceğini hissetsin.

Geçen gün GAP‘in websitesinde gezerken süper sevimli oyuncaklara rastladım. Bunlar Türkiye’deki mağazalarda var mı, bir ara bakacağım. Bir kısmı, yahu dur ben bunu evde yaparım hissiyatı uyandırıyor. Mesela bu muz:

gapmuz

Sonra bu fasülye kılıklı şey:

gapfasulyeheralde

Bizimki bu aralar deniz kızları hastası bunları da sevebilir (hem de kendimizi Disney‘den de bir nebze kurtarıp, diğer üreticilere şans vermiş oluruz) – kendimizi parçalasak bunu evde yapamayız- :

gap-denizkizi

Oyuncak tasarlayabilen ve bu işten ekmek yiyebilen biri olmak çok isterdim. Bunu ara ara konuşup,  iki yıl sonra yapalım bu işi dediğim bir arkadaşım var, o bilir kendini. Şu aralar 5-6 aylık bebeğiyle meşgul, bunları bir kenara not almaya davet ediyorum kendisi:) Belki allah yüzümüze bakar, bir gün cidden açarız öyle bir dükkan, tıngırdarız:)

İmza D.

THY listenin neresinde?
21.Ağustos.2009

Europe

Airline

Rate

Events

No. Flights

Air France

1.19

7

5.90 Million

Alitalia

0.77

3

3.90 Million

Braathens SAFE

0.74

1

1.35 Million

British Airways

0.32

2

6.50 Million

British Midland

0.97

1

1.03 Million

Iberia

0.89

4

4.50 Million

KLM

1.25

3

2.40 Million

Lufthansa

0.41

3

7.30 Million

Olympic Airways

1.67

3

1.80 Million

Swissair

1.25

4

3.20 Million

Tap Air Portugal

1.18

1

0.85 Million

Turkish Airlines (THY)

7.30

8

1.10 Million

Artan oranda bir uçak korkusu geliştirmeye başladığıma  ara ara değiniyorum. Sağolsun bir arkadaş uçak kazalarına ilişkin bir web sitesi bulmuş,  beter oldum. İnşallah tabloyu  yanlış anlıyorumdur…

İmza D.

Açılım konuşmak
21.Ağustos.2009

Belki fark etmişinizdir; Nur Çintay’ı pek bir severim. Bugünkü yazısında Sezen Aksu’nun Başbakanlık’ı arayıp Kürt açılımını sonuna kadar desteklediğini ifade eden bir mesaj bırakması konusunda Hülya Avşar’ın www.guardianturk.com da yumurtladıklarına değinmiş. Ben sayfayı açmayı başardım gerçi ama yazıları açamadım. Onun için Çintay’ın yazısında verdiği kadarını okuyabildim. Yetti. Yazısından kopyalıyorum:

Şimdiii, Sezen Aksu’nun bu girişimi üstüne bazı sanat insanlarından da görüş alınmış ve en sakili Hülya Avşar’dan gelmiş gene geleneğe uygun olaraktan. “Ne biliyor ki açılım konuşuyor” diye başlık atmışlar, şöyle döküp saçıyor Avşar:

“Açılımın ne olduğunu bilmiyorlar, kimse bilmiyor. Sezen Aksu bununla ilgili yorum yapmış ama kendisi de içeriğini bilmiyor. Sezen’in böyle bir yükü üzerine almaması gerekirdi. Neden yorum yapıyor? Ne biliyor ki konuşuyor? Kürt açılımı konusunda Sezen Aksu en son yorum yapan arkadaşımız olmalıdır… Hülya Avşar’a kendi sözcükleriyle, tam da guardianturk sitesinde yayımlanan o başyapıtının ilk cümlesiyle seslenmeyi deneyelim: “Eeee yeter artık yahu, bu ülkede yirmi yıldır kavga gürültü var. Bıktık vallahi. Üstelik bütün şu olanlara yıllar sonraki jenerasyon ‘Vah vah tarihte ne saçmalıklar varmış yahu!’ diyecekler.”

Galiba en çok da gene aynı makalesinin son cümlesiyle seslenmeliyiz, zira unutmuş olabilir: “Şunu bilelim ki artık bu ülkede kömür değil barış dağıtan kazanacaktır.”

Akşam arkadaşlarla görüşeceğiz, diğer Avşar yazılarını da okuyup malzeme toparlamayı çok isterdim ama nasip değilmiş, sayfayı açmayı başaramadık. Bir de çok görülmemiş resmini ekleyeyim, tam olsun.

İmza D.
hulya-avsar32