SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Reiki ile iyileşme – 1. aşama
15.Temmuz.2009

r1Yıllardır ilgimi çeker Reiki, Reiki ile tedavi; bir türlü harekete geçip öğrenememiştim. En sonunda bir Reiki master (Reiki ustası) ile tanıştım ve onun yakın takibi sayesinde bütün bahanelerden kurtulup öğrendim.

Reiki, 1922’de Japonya’da Mikao Usui tarafından geliştirilmiş bir ruhani alışkanlık. Rivayete göre Usui’ye bir öğrencisi Hz. İsa’nın insanları nasıl dokunarak iyileştirdiğini sormuş. Buna cevap aramaya başlayan Usui bir dağa çıkmış, oruç ve meditasyon döneminin ardından aydınlanmış. Usui’nin öğretisi doğu felfesine çok uygun.  Aldığı temel, bilimsel olarak varlığı ispatlanamayan ancak doğu felsefelerinde yaygın olarak inanılan vücut enerjisi ki (chi). Dünyada herşey enerji olduğuna göre, siz iyi enerjiyi vücudunuza akıtıp kendinizi iyileştirebilirsiniz. Reiki’yi batı dünyası ile tanıştıran Japon asıllı Hawaii’li Hawayo Takata olmuş. Hawayo sindirim sistemindeki ve akciğerindeki ciddi hastlıkları reiki sayesinde yenmiş. Kalp cerrahı Mehmet Öz‘ün eşi Lisa Öz de bir reiki master ve her ikisi de zararsız alternatif tedavilere inanıyorlarmış. Reiki uygulanan hastalarda ameliyat sonrası çok daha az komplikasyon oluyormuş.

r-yuzReiki, bir ustanın size el verip alıştırması (initiate) ile başlıyor. Bu sayede enerji kanallarınız açılıyor ve reikiyi nasıl kullanacağınızı öğreniyorsunuz. 2. aşamada duygusal güçlükleri yenip uzaktaki birine de enerji yollayabiliyorsunuz. Son aşamada ise siz de bir usta olup başka birinin kanallarını açmayı öğreniyorsunuz. Reiki uygulaması çok kolay, vücudun çeşitli yerlerinde elinizi birkaç dakika tutuyorsunuz. Öğrenirken uygulama yapmanızda fayda var. Benim hissettiğim ilk değişiklik ellerimin artık buz gibi olmaması ve elimi koyduğum yerde sıcaklık hissetmem. Bazısı serinlik hissediyormuş. Küçük ağrılarda çok faydalı olduğunu söyleyebilirim, bacaklarımdaki romatizmal zonklamaları hemen geçirdim bu yöntemle. Şimdi herkes soracaktır, “neden o zaman bütün hastalıklar bu şekilde iyileşmiyor” diye. Bence çok ciddi rahatsızlıklar da iyileşir. Ancak yaşadığınız ağrı, sıkıntı çok şiddetliyse eğer, sinirlenmeden, bıkmadan, usanmadan, büyük bir sabırla Reiki öğrenmek, inanmak ve uygulamak hem zor, hem de zaman alır.

Reiki’yi sürekli uygulayıp kendinizi zinde tutmanızda fayda var. Özellikle konsantre olup bir şeylere odaklanmanız şart değil, öyle yaparsanız daha güçlü olur ama odaklanamasanız bile enerji akışı olur. Son olarak doğu felsefesine göre vücudun başına gelenlerin zihinden kaynaklandığını belirtmek isterim. Reiki’nin beş temel şartını (five principles) her sabah gözlerimizi kapatıp tekrar etmek faydalı olacaktır.

Sadece bugün:

– sinirlenmeyeğim
– endişelenmeyceğim
– şükredeceğim
– düzgün çalışacağım
– herkese nazik olacağım

İmza B.

Leylek Hastanesi
15.Temmuz.2009

leylekBugün Vakıflar’la ilgili birileriyle tartışırken, eskiden Laklakan Hastanesi diye bir vakıf olduğunu öğrendim. Konuyla ilgilenmiş olanlar bilirler: Osmanlı’da vakıflar çok önemliymiş ve kamu hizmetlerinin büyük kısmı  vakıflar aracılığıyla yürütülürmüş. Hatta bir kaynakta, Osmanlı’daki hizmetlerin 3/5’inin vakıflar kanalıyla yürütüldüğü yazıyor (aslında 5/3’ü yazıyor ama bence orada bir hata var:)). Hal böyle olunca, ortaya çeşit çeşit amacı olan vakıflar çıkıyormuş tabi. Fakir kızlara çeyiz hazırlama vakfı, esirleri azat etme ve ihtiyaçlarını karşılama vakfı, kitapların ciltlenmesi vakfı, öksüz çocukları emzirme vakfı (ay kıyamam), gece bekçisi görevlendirme vakfı, çocukları gezdirme ve meyve yedirme vakfı (nasıl yani?), cami ve medreselerin duvar yosunlarını temizleme vakfı, mola taşı  dikme vakfı (hamalların dinlenmesi için) gibi.

Bu kadar çeşitliliğin içinde bir de Leylek Hastanesi Vakfı varmış ki benim asıl ilgimi o çekti. 19. yüzyılda Bursa’da kurulan Vakıf, başta leylekler olmak üzere, göçmen kuşların bakımı ve tedavisini sağlamayı amaçlıyormuş. Türkiye’nin ilk hayvan hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan (Düşkün Leylekler Evi)‘nin Bursa’nın Kayhan mahallesinde asıl binası, zaman içinde bakımsızlıktan yıkılmış, ama Osmangazi Belediyesi Irgandı Köprüsü’nün hemen yanında aldıkları binada hastanenin yeniden canlandırılacağını müjdelemiş. Gezerken fark etttim, Osmangazi Belediyesi’nin hayvan hakları, sığınmaevleri konusunda epey bir çalışması var anlaşılan.

Şakacı leylek resmi Yeliz’in Dünyası‘ndan. Bu çerçevede, Nisan ayı civarı kendi ellerimle çektiğim leylek sürüsü resimlerine de gönderme yapmak isterim.

İmza D.

Çarşı iznine çıkmıştım..
14.Temmuz.2009

nette_toiletteBugün Radikal’in aşağıdaki haberini görünce dayanamadım aynen ekliyorum (grafik buradan):

“Çarşı iznine çıkan 21 yaşındaki Yusuf Cibilli, Tophane sırtlarında tuvalet ihtiyacını gidermek isterken ayağının kayması sonucu 10 metre yükseklikten sünnet düğünü yapılan düğün salonuna düştü.
Bursa Çekirge Askeri Hastanesi’nde vatani görevini yapan Er Yusuf Cibilli, sivil kıyafetle hafta sonu çarşı iznini geçirmek için Merkez Osmangazi İlçesi Tophane Semti’nde bulunan gezi yolunda dolaşmaya çıktı. Tuvalet ihtiyacını gidermek için betonla kaplı yürüyüş güzergahından ayrılan Cibilli, toprak zeminde ayağının kayması sonucu 10 metre yükseklikten düştü. 7 yaşındaki Cenk Yılmaz’ın sünnet düğünü yapılan Atlantik Düğün Salonu’nun bahçesine düşen Yusuf Cibilli ağır yaralandı. Büyük bir gürültüye neden olan kaza sırasında düğün salonunda bulunan davetliler paniğe kapılırken kanlar içinde beton zemine düşen Yusuf Cibilli’yi kurtarmak için çağrılan 112 Acil Servis ekipleri ve polisler seferber oldu. Düğün yarıda kesilirken, yaralı asker sedye ile davetlilerin arasında kanlar içinde Muradiye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Düğün salonu sahibi Şefik Araç “Baktığımızda genç yerde kanlar içinde yatıyordu, ambulans çağırdık” dedi. Yaralı Yusuf Cibilli hastaneye kaldırıldıktan sonra sünnet düğününe devam edildi.”

İmza D.

Okeke isimli bir maymun
14.Temmuz.2009

obama_monkey-300x1661Nowpublic.com‘un haberine göre, Initiative for Black Germans (ISD) isimli hak savunucusu bir grubun ısrarıyla Almanya Dresden hayvanat bahçesindeki Obama isimli yavru babunun,  (aslında tam babun değil galiba, “baby mandrill” deniyor, Türkçesini bulamadım) adı, Okeke olarak değiştirilmiş. Girişimin başkanı Tahir Della, siyah insan isimlerinin hala hayvanlar alemindeki yaratıkları  isimlendirilmek için çok sıklıkla kullanıldığınından yakınmış. Hayvanat Bahçesi yetkilileri de “ya işte geçen Haziran’da Obama buraya geldiydi de, onun için koyduyduk, ırkçı bir kastımız yoktu”  gibisinden mazeretler sunmuşlar.

Babun’un yeni ismi Okeke ise “pazarın kurulduğu gün doğan”  demekmiş. Ne kadar anlamlı:)

İmza D.

Knowing
14.Temmuz.2009

knowing_planecrashKnowing, 2009 yapımı, Nicholas Cage’in başrolünde yer aldığı hafif gerilim filmi. Aslında konu çok ilginç: 1959 yılında bir lisede, öğrencilere 50 sene sonra sizce ne olacak tarzı bir soru soruluyor ve düşündüklerini çizmeleri isteniyor. Çizilenler bir zaman kapsülüne konulup, 50 sene sonra açmak üzere, toprağa gömülüyor. Çocukların çoğu genelde uzak mekiği falan içeren resimler çizerken, kızlardan biri bir sayfa dolusu rakam yazıyor kağıda. 50 sene sonra kapsül açılıyor ve bu kağıt MIT’de astronomi fizikçisi olan Nicholas Cage’in oğluna denk geliyor. Nicholas bu sayılarda bir düzen keşfediyor ve olaylar başlıyor.

Bazı uzay temaları ve senaryonun çok zayıf yönleri beni sıksa da, fena bir film değil. Ama sayılar arasındaki düzeni keşfetme sahnesinin daha uzun ve daha zekice olmasını beklerdim. Nicholas kağıda bir baktı, bir anda olayı çözdü. Halbuki ne güzel zenginleştirilebilirdi o sahne. Sadece o sahnedeki gibi olayları konu alan bir dizi bile var: Numbers. Ben çok büyük afet sahnelerinde çok gerilirim. Mesela tsunami sahneleri, Manhattan’a meteor çarpma sahneleri, vs. Bu filmde de bayağı bir kıyamet sahnesi var, meraklılara duyurulur.

Nicholas Cage’in Francis Ford Coppola’nın yeğeni olduğunu biliyor muydunuz? Ama sırf torpilli damgası yememek için, soyadını kullanmamış. İsmail Cem’in hikayesine benziyor.

İmza G.