SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Boris Johnson – Türk asıllı sakar bir belediye başkanı
5.Haziran.2009

bjohnson1205_228x5891

Komik bir haber okudum: Londra Belediye başkanı Johnson, geçenlerde bir proje kapsamında çöp topladığı nehrin içine düşmüş. Ama allahtan derin değilmiş, sadece göğsüne kadar batmış. Radikal’in haberine göre, Lewisham’daki River Pool’u temizlerken, halihazırda üzerine çevrilmiş kameraların gözü önünde  sulara gömülmesi tamamıyla görüntülenmiş. Seyrederseniz göreceksiniz adam suya düşünce fazla gülmüyor, zaten  gayet özgüven yürürken birdenbire çöküyor:) Yardımcısı da heyecan yapıp düşüyor, çok komikler. Ben olsam saatlerce gülerim halime, bunlar sakin.

Üstelik bu Boris’in ilk vukuatı değil, habire bir sakarlığıyla haber oluyor; ondan  dikkatim çekti. Daha önce de bir bisiklet turu esnasında dar bir sokakta bir tırın kapısı açılınca kıl payı kurtulmuştu. Adamın kuralları hiçe saydığı sayısız haber de mevcut. Bisikletiyle yaya geçitlerini es geçiyor, kırmızı ışıkları sallamıyor. Geçen sene Mayıs ayında 6 kırmızı ışığı ihlal ederken boy boy fotoğrafları çıktıktan sonra İngiltere’de bisikletçiler tarafından sürdürülen StopatRed isimli kampanyanın  sözcüsü Andy Shrimpton, kendisini tefe koydu. Adam tabii ki kırmızı ışıkları sallamayacak, damarlarında Türk kanı var (tam oran 1/8) .

Johnson baba tarafından Ali Kemal Bey isimli bir liberal Türk gazetecinin büyük büyük torunu. Damat Ferit Paşa ile de bir akrabalığı var. Birinci Dünya Savaşı esnasında dedesi ve büyük halası İngiliz tebaasından kabul edilip anneannelerinin kızlık soyadı olan Johnson’u kabul ediyorlar. Johnson’un ailesi kalabalık, kendisini Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin potada erimiş hali olarak kabul etmeyi seviyor. Ailesi ile ilginç bir yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Adam bir komedi programının da bir süre konuk sunuculuğunu yapmış zamanında. Have I got news for you. Komik epey seyredin. Bir sürü kitabı  falan da var.  Eğlenceli biri.

İmza D.

Şebnem Bozoklu
4.Haziran.2009

Bugün minik bir şok yaşadım. Sonra biraz internet gezince baktım aynı şoku epey bir insan yaşamış.

sebnembozoklu

Aile baskısı neticesinde ara ara izlemek zorunda kaldığım, Uğur Yücel’in hatırına uzaktan takip etmekten de rahatsız olmadığım, ama uzayıp giden muhabbetlerinden dolayı içimi sıkan Canım Ailem‘in Meliha’sı Şebnem Bozoklu 1979 doğumluymuş. Vay canına. Demek kiiii insan rol gereği yaşlı göstermek istemiyorsa asla meç yaptırmayacak.

sebnem-bozoklu1

Bir de ekşisözlük‘te okuduğuma göre Elma Kurdunu seslendiriyormuş. Elma Kurdu  Nam nam ve Kikirikkirpik bizim ufaklığın favorilerinden mecburen biz de seyrediyoruz arada.

namnam

Bu iki çok az alakalı (Şebnem – nam nam) konuyu anlamlı bir şekilde bağlayamayacağım sanırım. Böyle idare edelim.

İmza D.

Sangria- Spanish fiesta spirit
3.Haziran.2009

Dün Sean Penn ile ilgili olarak Joel Silver‘ın 25 Mayıs‘ta Malibu‘da verdiği partide,  karısıyla sarmaş dolaştı, araları düzeldi  şeklinde pek faydalı bilgiler vermiştim.  Bunu okuduğum websitesinde, bir de partide konukların  eski rock’n roll klasikleri dinleyip sangria ve pink daiquiris içtiklerinden bahsediyordu. Sıcaklarından  basmasından olsa gerek  içim  kabardı. Sangria  tarifi peşine düştüm.

sangriaOrtaya  çıkan şu oldu; Sangria  tarifi diye sabit bir şey yok.  Evde  ne meyva varsa ortaya karışık bir şeyler yapılabiliyor.  Ama başarılı sonuçlar için sanılanın  aksine (ya da  ben uyanığım ya bugüne kadar benim   inandığımın aksine) kaliteli şarap kullanmak gerekiyor.  Bir de tahmin edeceğiniz üzere buz gibi soğuk ve akvaryum gibi bir irice bir kaptan servis yapmak lazım. Birkaç tarif var;

spanish-sangria-recipes

Standart sangria tarifi:

10 dakikada hazır. 4 bardaklık servis.

3 adet 1/4 ölçü (bunu bardak olarak anlıyorum ben) kırmızı şarap

1 tatlı kaşığı  şeker

1 büyük portakalın suyu

1 büyük  limonun suyu

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 büyük portakal  

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 büyük limon

2 orta boy  şeftali, soyulmuş ve küp küp doğranmış.

1 ölçü soda

Hepsini bir kaba dolduruyoruz. Sodayı eklemiyoruz. Akşam  buzdolabında bekletiyoruz.  Tam servis öncesi biraz hareketlensin diye sodayı ekliyoruz. Buz gibi bardakta servis ediyoruz.

Partiler için bir tarif:

3 adet 1/4 ölçü kırmızı şarap

1/3 ölçü şeker

1/3 ölçü brandy

1/3 ölçü Cointreau

1/3 ölçü limon aromalı vodka ( yoksa normal de olur herhalde)

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 küçük limon

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 küçük portakal limon

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 küçük  misket limonu

2 orta boy  şeftali, soyulmuş ve küp küp doğranmış

1 orta boy  erik,  küp küp doğranmış

2 ölçü dilimli  çilek

1 şişe limonlu soda

Hepsini bir kaba dolduruyoruz. Sodayı ve çilekleri  eklemiyoruz. Akşam  buzdolabında bekletiyoruz.  Tam servis öncesi soda ve çilekleri ekliyoruz. Buz gibi bardakta servis ediyoruz.
Bunlar bana yetmedi daha çok çeşit, daha çok çeşit diyorsanız buradan buyurun.

İmza D.

 

 

 

Yine Sean Penn
2.Haziran.2009

robyn_sean1Bir ara Sean Penn’le ilgili bir post yazarken karısı Robin Wright’la araları kötü  gibisinden bir şeyler geveleyip, bu konunun takipçisi olacağımı söylemiştim. Sözümü tutuyorum. 25 Mayıs’ta yapımcı Joel Silver’ın Malibu’da verdiği partisine ikisi bir arada gelmiş ve son derece yakınlarmış.

Zaten bir süre önce Penn’in 19 Mayıs’ta boşanma kağıtlarını geri çektiğini okumuştum. İkili 11 yıldır evli. Gerçi Celebrity evliliklerine hiç inancım yok, niye evlenirler onu da anlamam, ama yine de sevindim.

İmza D.

He is just not that into you-2008
2.Haziran.2009

notintoyouposter-440x652

Yahu, bu film ne  kadar sevimliymiş.  3. sınıf bir  Amerikan  filmi  diye epey  bir süre seyretmeyi  erteledim.  Geçen  gün  vaktim vardı, bir bakayım dedim.  Çok şekerdi.  İçim ısındı.  Çok bariz mesajları almayı reddeden bir takım  insanlar  var  ya etrafımızda,  onlara doğrudan öneremem çok belli olur ama birileri önersin istiyorum; seyredin, çalışın biraz, patinaj yapmayı bırakın nolur beni de üzmeyin, kendinizi de demek istiyorum.

Filmde neredeyse herkes var; Jennifer Aniston, Jennifer Connelly, Drew Barrymore, Ben Affleck, Scarlet Johannson, Kevin Connolly,  Justin Long vs.   Kadın erkek ilişkileri ve insanların -genelde kadınların- mesajları yanlış anlama  potansiyeli ile ilgili,  zaten yazarları (Greg Behrendt ve Liz  Tuccillo) Sex and the City‘nin de danışmanlarındanmış. Bu bir fikir verebilir ama benim gibi Sex and the City’den tiksinenlerdenseniz  sizi korkutmasın. Buradaki kadınlar, dış  görünüş saplantılarına  ve tavana değen egolara sahip diğerlerinin aksine,  başka şeylere de  kafaları basıyor imajı çiziyor. Oturup konuşulabilir insanlar, ayakkabı markaları geyikleri ve şımarık  kız çocuğu kahkahaları havada uçuşmuyor. Normal insanlar.

Filmde  sevimli mesajlar var. Bazıları söyle: içi boşalan  evliliğin  belki de bitmesi  herkes için en iyisi,  illa da evlenmek gerekmiyor,  uzun süreli  bir ilişkiye  girmek için  doğru malzeme olmayan  bir adam da eninde sonunda insan bir herif/sevgili adayı olarak karşınıza dikilebilir, seksi sarışın, herifin evliliğini  heba etmeyi başarsa da  uzun  dönemde her zaman istediği adamı elde edemiyor vs.

Filmi seyrederken  bir şeyler fark ettim. Kısa kısa geçeyim.  Scarlet Johannson bence çok antipatik bir tip.  Şımarık ve seksi  rolüyle sonunda muradına eremedi ya çok mutlu oldum. Jennifer Connelly bu alemdeki en güzel kadınlardan biri.  Ve de yaşlanmıyor mu ne? Yıllar önce A Beatiful Mind‘da da (2001)  oynamıştı.  Hatırladıklarımdan başka bir filmi de Little Children(2006).  Çok iyi bir filmdir, unutmayayım da bunu da bir ara yazayım. Yanlız nedense Jennifer genelde aldatılan eşleri oynuyor. Soğuk bir tipi var,  herhalde ihanet kendisine reva görülüyor.

 Times Square

Jeniffer Aniston  ise her zamanki gibi sevimli. Keşke Brad Pitt’le yeniden birlikte olsa, herkes rahat etse. Bu arada  Amerika’dan haftalık bir celebrity dergisine abone olduk. Neredeyse her sayının kapağı ve ana konusu Brad, Angelina ve yarım düzine çocukları zaten. Jennifer cephesinde elle tutulur bir gelişme olursa bilgi vereceğim, rahat uyuyun.

İmza D.