SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Midilliyi kurtarma operasyonu
13.Mayıs.2009

midlliEvden işe giderken genelde kullandığım upuzuuun parkurun  üzerinde bir benzinlik var. Arkasına araba yıkama yerleri, yanına da minik bir hayvanat bahçesi yapmışlar. Gerçi toplasan en fazla 10 tane kafes var ama  biz ufaklıkla sıklıkla uğruyoruz. Minicik de bir oyun parkı var, salıncak falan. Benim için  en önemlisi tam önünde park yeri var. Toplamda sağlı, sollu 30 adım atarak  bizim ufaklığın  gönlünü hoş edip, “annem eğlenceli biri” imajımı  pekiştirebiliyorum. Hayvanat bahçesine gidelim deyince “yasasiin annejiiim” çığlıkları  egomu okşuyor.

Neyse, asıl mevzu hayvanat bahçesi değil, burada mahpus bir midilli. Kafeslerde,  sincap (ufaklığın deyişi ile sincak), kurt, tavus kuşu, bir takım  ördekler, kaz var. Hatta bir ara keçiler vardı, sonradan arazi oldular.  Bunlar genelde çifter çifter duruyorlar. Ama benim içimi parçalayan, tek başına, yaklaşık 10 metrekarelik bir kafeste duran bir midilli.

Bir keresinde uğradığımızda kar yağıyordu, hava ıslaktı ve bu yine tek başına kafeste ayakta duruyordu. Yapacak hiç bir şeyi yok zaten, arkadaşı da yok. Bir süre gözümün önünden gitmedi. Bir iki kere gittiğimde de köpek yavrusu gibi başını uzatmaya başladı sevmem için. Gel zaman  git zaman, kafamda tilkiler dolaşmaya başladı. (Bu arada mini hayvanat bahçesinde tilki  yok ama bizim evin etrafında bir sürü var ve çok sevimliler,  bir tek sesleri biraz ürkütücü, yaralı bir hayvan gibi)

Son bir iki yıldır eşimle bir köpek alalım-almayalım,  ben istiyorum-sen deli gibi istemiyorsun, hayvana yazık olur-olmaz müzakerelerimiz sürüyor. Ben tatile gidince kim bakacak, yazık diyorum. O, birini ayarlarız diyor. Ben -15 derecede hayvanı dışarda bırakmam içeri alırım diyorum,  o  bir kere alırsak duman oluruz diyor. Ben hayvan barınaklarından bir köpek almak istiyorum, o menşei belli bir şey istiyor. Sevimli bebek bir köpek istiyoruz haliyle; o zaman barınaklar pek seçenek vaat etmiyor. Mevzu sürüyor.

Köpek müzakereleri sürerken, yahu dedim kendi kendime, bizim midilli 10 metrekarelik yerde kışı geçirebiliyorsa, bizim bahçenin bir köşesinde de takılabilir. Üstelik biz onu deli gibi severiz. Zaten mevcut ortamında bağlı duruyor. Sitenin etrafında yürüyüşe götürebiliriz.  Hatta biraz uzaklaşıp tarlalara da salabiliriz. Koşar, koşar geri gelir, gelir herhalde? Sonra kelepir bir kamyonet edinebilirsek, sağa sola giderken de götürebiliriz. Çünkü genelde yeşillik, açık hava, börtü böcek ortamlarda geçiyor sosyal hayatımız. Yani midilli pek garip kaçmaz:) Bir seyredin cidden internetten, o kadar sevimli şeyler ki. Köpek  gibiler, ne desen yapıyorlar.

Olayın finansal boyutunu da araştıracağım. Benzinlik sahibi satar mı? Kaçadır ki bir midilli? Olmazsa tüketici kredisi alır bir yolunu bulurum.

Köpek alalım, almayalım müzakerelerini açmaza sokup, midilli konusunu masaya yatıracağım.

İmza D.